Muayenehane

0322 503 80 70

Whatsapp & Mobile

0543 333 33 34

Yorumlar & Görüşler

Hasta Görüşleri

Şok Dalga Sertleşme Problemi ED1000

Şok Dalga Tedavisi Nedir?

Vücut dışından verilen şok dalgaları ile terapi uygulama metodu, ortopedi ve fizik tedavi alanları başta olmak üzere veterinerlik, nöroloji, üroloji, kardiyoloji, spor hekimliği ve estetik alanlarında sıkça tercih edilen bir yöntemdir. Bu sistemin sağladığı avantajlar; uygulama bölgesindeki dokuda damarlanmayı, kolajen sentezini ve oksijenasyonu arttırarak daha hızlı bir doku iyileşmesi sağlaması, daha az yapışkanlık geliştirmesi ve mekanik olarak daha güçlü bir doku elde edilmesini sağlamasıdır.

Sistemin sahip olduğu non – invaziv çalışma prensibi sayesinde istenen tedavi operasyon gerektirmeksizin sağlanabilir.

Erektil Disfonksiyon(ED) Nedir?

Tüm erkekler zaman zaman değişik nedenlerle sertleşme sorunu yaşayabilmektedir. Hem ereksiyon olmakta hem de ereksiyonun devam ettirmekte kimi zaman sorun yaşamak normaldir. Stres, alkol kullanımı, partnerle olan uyumsuzluklar bazen erkeklerin ereksiyon olmasında ya da ereksiyonu devam ettirmesinde sorun yaşamasına neden olabilir. Ancak bazı erkeklerde ereksiyon olamama ve bunu devam ettirememe sürekli devam eden bir durum haline gelmektedir. Bu durumda bir sertleşme sorunundan bahsedilebilir. Sertleşme sorunu ya da tıbbi ismiyle erektil disfonksiyon, erkeklerin uzun süre devam eden bir şekilde ereksiyon olmada veya ereksiyonu devam ettirmede sorun yaşanmasına denmektedir. Yani sertleşme sorunu oluşabilmesi için bunun sık tekrarlanan bir durumda
olması gerekmektedir.

Erektil Disfonksiyon Neden Olur?

Sertleşme sorunları, genellikle cinsel birleşme esnasında yaşanan farklı stres kaynaklarından olabilmektedir. Ancak stres kaynaklı olarak yaşanan sertleşme sorunları genellikle geçici olmaktadır. Tıbbi olarak bir sertleşme sorunundan bahsedebilmemiz için bu sorunun sürekli olarak yaşanması gerekmektedir. Bunun yanında genellikle uzun süreli sertleşme sorunları penis bölgesinde kanın akışını sağlayan damar yollarından kaynaklanan bazı sorunlardan kaynaklanmaktadır. Penis içerisine yeterli miktarda kan gitmemesi veya kanın burada hapsolmaması penisin sertleşmesine engel olmaktadır. Penil bölgede bulunan sinirlerin belli travmalar nedeniyle hasar görmüş olması da sertleşme sorunlarına neden olabilen faktörlerdendir. Ayrıca ateroskleroz (atardamarların sertleşmesi veya tıkanması), kalp hastalığı, yüksek tansiyon veya diyabetten kaynaklanan yüksek kan şekeri gibi yaşanan diğer rahatsızlıklar da ereksiyon sorunun nedenleri arasında olabilmektedir. Erkeklerin sertleşme sorunu yaşamalarının hem fiziksel hem de psikolojik yönleri bulunabilmektedir. Bazı durumlarda bu iki faktör birbirini tetikleyebildiğinden her ikisi birden de olabilmektedir. Penis sertleşmesine engel olabilen bazı risk etmenleri şu şekilde sıralanabilecektir:

  • Sertleşme bozukluklarının en sık görüldüğü yaş dilimi 50 yaş üzeridir. Bu nedenle 50 yaş üstü olmak sertleşme sorunlarında bir risk faktörüdür.
  • Diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, kalp damar hastalıkları ve prostatit gibi hastalıklar sertleşme sorunlarına neden olabilmektedir.
  • Sigara kullanmak, Aşırı alkol tüketmek ve uyuşturucu madde kullanmak da tüm cinsel işlev bozukluklarında risk faktörleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
  • Aşırı kilo ve egzersiz yapmamak.
  • Psikolojik Sorunu Olanlarda

Erektil Disfonksiyon Hangi Sebeplerle Oluşur?

Erkek cinsel organının sertleşmesi, penisin yapısında yer alan Corpus Cavernosum adlı dokuların içindeki sinüzoidlere kan dolması ile gerçekleşir. Cinsel ilişki sırasında merkezi sinir sisteminden gelen sinyallerle gevşeyen arterler, bu sinüzoidlere daha fazla kan gitmesine yardımcı olur. Penis dokularına kan dolması neticesinde yaşanan basınç artışı, ereksiyon halinin devamlılığı için hayati bir önem taşıyan Tunica albuginea bölgesini uyarır. Harekete geçen bu bölge, penisteki kan akışını sabit bir şekilde ayarlayarak ereksiyon halinin korunmasını sağlar. Bu kan dolumunu engelleyen her türlü fiziksel rahatsızlık penisin sertleşmemesine veya sertliğin korunamamasına sebep olur.

Sertleşme Sorunları Hangi Yaşlarda Görülür?

Erkeklerde sertleşme sorunları her yaşta görülebilmektedir. Ancak yaş arttıkça, sertleşme problemlerinin de görülme sıklığı artmaktadır. En sık olarak 50’li yaşlardan sonra görülmektedir. Ancak düzenli egzersiz yapan, sigara ve alkol kullanmayan bazı erkeklerde 80 yaşlarında bile cinsel işlevsellik sağlıklı olarak devam edebilmektedir.

Sertleşme Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Peniste 5 farklı bölgeye şok dalgası uygulanır. Penis içinde ereksiyonu sağlayan cisimlerin üzerine şok atım yapılır, sinirlerin geçtiği yerlere uygulanmamaya çalışılır. Önemli olan Corpus Cavernosum (penisin her iki tarafında kanla dolarak sertleşme özelliği gösteren erektil doku kitlesinden her biri) denilen bölgeye şok dalgalarının ulaştırılması ve ereksiyonun sağlanmasıdır.

Uygulanan her bölgeye bir seansta 300, toplamda 1.500 şok atışı gerçekleştirilir. Tedavi toplam 6 seans sürmektedir. Rahatsızlığın şiddetine göre 6-12 seans arasında tedavi tamamlanabilir.

Her seans yaklaşık olarak 20 dakika sürmektedir. Tedaviden önce sedasyon, yatıştırıcı vb. herhangi bir hazırlığa ihtiyaç duyulmaz.

İşlem sırasında veya sonrasında hiçbir şekilde ağrı, sızı, şişlik, morarma, yanma ve tahriş gibi bir yan etkisi bulunmamaktadır. İşlem sonrasında hasta günlük hayatına devam etmektedir.

Diğer Tedavi Yöntemlerinden Farkları Nelerdir?

Erektil disfonksiyonun mevcut cerrahi olmayan tedavi yöntemleri damar içi damar genişletici ajanların intrakavernosal enjeksiyonlarından oluşur. Bu yöntemlerde damarın genişliği artırılarak kan akışı hızlandırılmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinin dezavantajları ise penisin erekte olmasının altında yatan patolojik etkenleri ortadan kaldırmamasıdır. Genellikle cinsel ilişki öncesinde kullanılır ve etki süresi çok kısıtlıdır. İlaç tedavilerinde ilaçlar oral yolla alınır ve etken maddeler kana karışır. Bu durum penisteki damarları açması gereken etken maddelerin vücuda yayılmasına sebep olur, böylece kalp ve damar hastalıklarına sahip bireyler için ciddi riskler oluşur. Modus ED SWT tedavisinde ise odaklanmış şok dalgaları sadece hedeflenen bölgedeki kan damarlarını uyarır. Modus ED SWT’nin odaklanmış şok dalgaları ile yapılan tedavide ise söz konusu patolojik etkenler tamamen ortadan kaldırılarak, ağır hastalarda bile tamamen iyileşme gözlenir. Modus ED SWT ile diğer tedavi yöntemlerinde olduğu gibi damar genişliği artırılmaz, yeni damar oluşumu sağlanır. Böylece özellikle kalp ve damar rahatsızlığına sahip kişilerde görülme olasılığı artan riskli yan etkilerden uzak durulmuş olur. Ayrıca Modus ED SWT non-invaziv bir tedavi yöntemi olduğu için hastaya cerrahi müdahalede bulunulmaz. Hasta yaklaşık 20 dakika süren seanslardan sonra günlük hayatına kaldığı yerden devam etmektedir.

ali şahin tasarım